DEPREMİN 3. YILDÖNÜMÜNDE ACI HİÇ KÜLLENMEDİ

Depremde en ağır bedeli ödeyen noktalardan biri Hatay-Adana-G.Antep üçgenindeki İslahiye… İlçe depremde adeta ortadan iki parçaya ayrıldı. 6 Şubat felaketinin 3. yılı… Hala enkaz altındayız!.. 53 bin 537 canımızı kaybettik
6 Şubat’ta Ülkemizde yaşanan Asrın Felakaeti Kara deprem tarifi olmayan bir doğal afet idi. 11 ilde etkisini gösterdi. Yollar yarılmış, demiryolları rayları iplik gibi bükülmüştü.

BİR YANDA HÜZÜNLÜ BEKLEYİŞ…
Yaşanan Depremde Vatandaşlar kurtarma çalışmaları başında bina altında kalan ailelerinin, akrabalarının kurtarılmasını hüzünle bekledi. “Sesimi duyan var mı ?” sorusuna büyük bir sessizlik içerisinde yanıt arandı. Arama Kurtarma çalışmalarına katılan AFAD’ın yanı sıra özellikle Mehmetçik ve TTK Kurumu Zonguldak çalışanlarının üstün gayretleri gözlerden kaçmamıştı. Bölgeye yetiştirmek için Tır’a yüklediği kepçeyi o havada o yol şartlarında hızını kesmeden zamanın önemini bilerek süratle yetişen Depremin görünmez Kahramanlarından Pala Dayı lakaplı Kazım Budak’ın bu vefası hiç unutulmadı. Fransız Gazeteci o görüntüleri hayretle şu şekilde kaleme almıştı, “Tırlar yollarda sanki freni yokmuş gibiuçarak gidiyordu… Türkler çıldırmış gibiydi “




BİR YANDA HÜZÜNLÜ SEVİNÇ…
Depremde enkaz altında çıkarılan, kurtarılan her can için de ayrı bir sevinç vardı. Deprem enkazı altından saatlerce, hatta günlerce sonra çıkarılan insanlar İnsanlığa bir mucizeyi işaret ediyordu.

3. YILDÖNÜMÜNDE ACI HİÇ KÜLLENMEDİ
Dün Asrın Felaketi 6 Şubat Depreminin Yıldönümü idi. Aradan 3 Yıl geçmesine rağmen insanların hafızlarından gştmeyen o görüntüler yeniden canlandı. İlçe de hüzün hakimdi. Yöneticiler, Siyasetçiler ve Yetkililler hüznü paylaşmak için ilçeye günler öncesinden ziyaretlerde bulundu. Vatandaşlar Depremde kaybettilerinin mezarlarını ziyaret ederek dualar okudular.
Evet, Devletimiz yeni binalar yaptı. barınma ihtiyaçları giderildi. Ancak vatandaşlarımızın acısı hiç küllenmedi. Bu acı her yıldönümünde yeniden depreşti. Yüzler soldu, boyunlar eğildi, gözler hatıraların verdiği hüzün ile yaşlara boğuldu.

Aileler kaybettikleri minik yavrularının mezarlarına daha depremin o günlerinde giydiği, kullandığı elbiseleri, eşyaları gözyaşları içerisinde bırakmışlardı. Acının tarifi yoktu …

DEPREMDE TÜM AİLESİNİ KAYBEDEN BABA 04.17’DE MEZAR BAŞINDA GÖZYAŞLARINA BOĞULDU
İslahiye de çok sayıda bina yerle bir olurken, Karaca ailesi de depremin en ağır acısını yaşayan ailelerden biri oldu. Gece vardiyasında çalıştığı için enkaz altında kalmayan baba Fatih Karaca, depremde annesini, eşini, biri üniversite öğrencisi olmak üzere 3 çocuğunu ve kayınvalidesini kaybetti.
“04.17’de MEZAR BAŞINDA AİLESİNE DUA ETTİ
Saat 04.17’de ailesinin Adana’daki Kabasakal Mezarlığında bulunan kabristanı başında dua eden Fatih Karaca, en büyük acısının ise enkazdan cenazesi çıkarılamayan 13 yaşındaki kızı İrem Karaca olduğunu söyledi. Aradan geçen 3 yıla rağmen kızından bir iz bulunamadığını belirten Karaca, umudunu hiç kaybetmediğini dile getirdi.

“BAYRAM GELDİĞİNDE ‘BABA HARÇLIK VER’ DİYEN EVLADIM KALMADI”
Bayramların ve özel günlerin kendisi için anlamını yitirdiğini ifade eden Karaca, “Ben 4 çocuk babasıydım. Bayram geldiğinde ‘baba harçlık ver’ diyen bir evladım kalmadı. Annem, kaynanam, eşim ve 3 çocuğum burada yatıyor. Hayat onlarsız çok zor. Tek umudum, kızımı canlı bulabilmek. Onu bulursam hayat devam edecek. Millet bayramda çocuklarıyla bayramlaşıyor ama sen duruyorsun. Bayramları ya da özel günleri iş yerinde geçiriyorum. Karne alan insanları görünce kıskanıyorum. Allah’a dua ediyorum, kimseye böyle bir acı yaşatmasın” diye gözyaşlarına boğuldu.
Depremin 3. Yıldönümü nedeni ile Sosyal Medya da geçmişin görüntüleri yeniden gündem oldu. Görüntüleri her seferinde Afetin boyutunu, yaşanana acıları bir ke zdaha gözler önüne getirdi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in o günkü ifadesi ile şehrin neredeyse yarısı gitti demişti. İslahiye de yıkılan 581 binadan en büyük yıkımlardan birisi şüphesiz 1992 Yılında yapıldığı belirtilen MÜGE Yapı Kooperatifi tarafından yapılan 6 Bloktan oluşan 6 katlı toplan 110 dairenin tamamı saniyeler içersinde yerle bir oldu.

Ailesinden 40 kişiyi bu sitede kaybettiğini belirten Kerim Gözel, sitenin balçık zemine 1992 yılında beş katlı olarak yapıldığını söyledi. İbrahim Gözel ise, “İki metre kazsan su çıkar. Böyle bir araziye bu siteyi yaptılar. Zeminin kötü olduğunu herkes biliyordu. Buraya site yapılmayacağını da, sonuç bu” dedi.
Çoğunluğu Devlet memuru, öğretmen ve askeri personel olan vatandaşların yaşadığı sitenin yapıldığı yerin zaten sulak alanda olduğunu belirten Kerim Gözel, aynı aileden 40 yakınını bu sitede kaybettiğini o gün gözyaşlarıyla anlatmış. 



























































































































































































































































































































































































