VATANDAŞIN DİLEKÇESİ

Geçtiğimiz hafta gündeme bir haber almıştık. Hatırlarsanız bir vatandaşımız ödeyemediği doğalgaz faturası için Kaymakamlığa yardım başvurusunda bulunmuştu.
Buraya kadar durumda bir gariplik yok. Ancak vatandaşın dilekçesinde Sayın Cumhurbaşkanımızın yardımlar konusunda hassasiyetine vurgu yapması dilekçeyi bence farklı bir boyuta taşıdı.
Vatandaş neden yardım dilekçesinde Sayın Cumhurbaşkanımızın hassasiyetine vurgu yapma gereği duydu ?

İşte bizim konuyu haberleştirmemizin ana nedeni buydu.
Bu soru önemli. Sayın Cumhurbaşkanımzıın bu hassasiyeti kurumlar tarafından bilinirken vatandaşın özellikle buna vurgu yapması bize düşündürücü geldi.
Aklımıza gelen ilk soru da , “Acaba gerçekten ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız dertlerini anlatamıyor mu ? Ya da anlattığı halde gereken hassasiyet gösterilmiyor mu ?
Bu konuda biraz araştırma yaptık.
İki Ramazan bayramında 1.000’er TL. yardım
Bu vatandaşımızın SYDV de dosyası bulunan eşine 2025 yılında dini bayram olan Ramazan Bayramında 1.000 TL. yardım yapılmış.

Aynı vatandaşımıza bir yıl sonra 2026 yılında Ramazan Bayaramında yine 1.000 TL. yardım yapılmış.

Bu vatandaşımız evli ve çocukları var. Yani kendisi ile birlikte ailede 4 kişi için toplamda 1.000 TL. Kişi başı 250 TL. Bayram yardımı.
Yani aradan geçen bir sene de bu 1.000 TL. alım gücü olarak değerini korumuş. Ya da kararı veren SYDV böyle düşünmüş.
İslahiye Kaymakamlığına bağlı SYDV tarafından vatandaşa verilen cevabi yazıda yapılan yardım büyük bir ciddiyet ile gayet güzel ifade edilmeye çalışılmış ise de …
Vatandaşın dilekçe de ismini yazdıktan sonra “…… isimli vatandaşımızın” yerine daha itici “…..isimli şahsın” ifadesi kullanılması dikkatimizden kaçmadı.
Şimdi “Vatandaşımızın” kelimesi mi bir güven havası verip kulağa hoş geliyor, yoksa “şahsın” kelimesi mi ?
Vatandaşa yazılan cevabi yazıda seçilen kelimeler de yazı içeriği kadar bence önemlidir.
Vatandaş ile kurulan bağın seviyesini belirler.
Vatandaş ile kurulması gereken bağın ne kadar önemli olduğu zaten Hükümetimizin de önemle üzerinde durduğu bir konu. Bu konuda sürekli talimatlar verilirken bu sürecin Vatandaş cephesinde hayal kırıklığı oluşturması şüphesiz en son istenen şeydir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın “Benim Vatandaşıma hiç bir zaman Devlet nerede derdirtmeyeceksiniz ?” sözü hassasiyetinde Sosyal Hizmet Müdürlükleri ve Kaymakamlıkların SYDV birimleri hem vabal hem de ciddiyetle takip edilmesi gereken hizmet noktalarıdır.
Ayrıca vatandaş dilekçesini 22.01.2025 tarihinde vermiş. Aynı bina içerisinde ki Kaymakamlığa bağlı birim olan SYDV ye dilekçe 28.01.2025 tarihinde yani 6 gün sonra alt kattaki birime ulaşmış. Sonrasında toplantı günü olan 13.02.2025 tarihinde kurula gelmiş. Yani Vatandaşın dilekçesi, dilekçe tarihinden itibaren 21 gün sonra ancak kurula gelebilmiş. Şimdi buradaki zaman aralığı ekonomik bağlamda vatandaşın mağdur bir şekilde bu süreyi beklemesine neden oluyor.
Yapılacak yardımlar hele de dini bir bayramda ayın maneviyatına da hürmeten olabilecek en hızlı şekilde vatandaşa ulaştırılması gerekir. Yoksa Vatandaş beklesin dursun.
Yani Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesi ile garip gureba ya yapılacak yardımlarda her açıdan hassasiyet gözetilmesi gerekir.
Şahsen ben Müslüman bir ülkede dini bir Bayramda 4 kişilik bir aileye yapılan 1.000 TL. yardımın vatandaşımızı hayal kırıklığına uğrattığını düşünüyorum. Hele de bu ailenin durumu kötü ise.
Gaziantep’te belediyelerin bile vatandaşlara bayramda bu rakamdan çok fazlasını yaptığını duyuyoruz, biliyoruz.
Bu rakamın zor şartlarda geçinen bir aile için düşük bir rakam olduğunu örnek verecek olurak; Mersinden MHP Milletvekili aday adayı bir abimiz ziyaretime gelmişti. Kendisi ile kahve içiyorduk. Benim 5 yaşındaki çocuk odaya girip amcasına hoş geldin dediğinde Sayın Abimiz çıkartıp O 5 yaşındaki çocuğun eline bile 800 TL. harçlık vermişti.
Şimdi 4 kişilik bir aileye dini bir bayramda yapılan 1.000 TL. yardımı nasıl değerlendirmek gerekiyor ?
Yardımı yaparkende vatandaşı üzmeden, kırmadan, gönül koydurtmadan yapılması yine sayın Cumhurbaşkanımızın hassasiyetleri arasında önemle yer almatadır.
Devletimiz güçlüdür. Ancak durum analizi yapıldığında bir yerlerde bir sıkıntı olduğu ortaya çıkıyor.
“Tüyü bitmemiş yetimin hakkı”
Aynı aileden SYDV de dosyası bulunan vatandaşımızın eşi M.C. 24.04.2026 tarihinde Kaymakamlığa verdiği dilekçesinde eşine pek rastlanılmayan bir talepte bulunmuş.

“…Allah devletimizin eksikliğini hissettirmesin…” diyerek başladığı dilekçesinde İki Ramazan bayramında da arka arkaya 1.000’er Tl. yapılan yardımın eşinin geçici bir iş bulması nedeni ile yapılacak ise de artık yardım yapılmamasını, kendisinden daha çok ihtiyacı olan bir vatandaşımıza yapılmasını dile getirdikten sonra dilekçe tarihi itibari ile yapılacak tüm yardımların durdurulmasını belirterek şu önemli hassasiyeti vurguluyor ;
“Bu yardımlarda tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı vardır”
Örnek bir hassasiyet dilekçesi
Kendisine iki Ramazan boyunca 1.000’er TL. yardım yapılan ve yardımı eşi geçici bir iş buldu diye durumu kendisinden daha da kötü bir vatandaşımıza yapılmasını istemesi bence tam bir hassasiyet örneği.
Sayın Cumhurbaşkanımızın hassasiyetine vurgu yapan Vatandaşımız ailecek SYDV yardımlarında yaşadığı bu durumlardan dolayı bu hassasiyeti dile getirmiş.
Doğalgaz Faturası için 3.000 TL. yardım
Vatandaş S.C. nin 7.506 TL ödeyemediği Doğalgaz faturası nedeni ile Kaymakamlığa başvurduğu ve hasasiyet vurgusu yaptığı dilekçesine 3-4 gün gibi kısa sürede cevap verilerek özellikle belirttiği hesabına – özellikle diyoruz çünkü daha önce gerek kendisine gerekse eşine yapılan nakdi yardım dosyada hesap numaralarını bildirdikleri halde Ziraat bankasına adına yatırılıp yardımlardan ya tesadüfen ya da geç haberleri olduğu için özellikle hesap numarası belirtmiş- 3.000 TL. yatırılmış.
Önceki yardımlara bakıldığında bu kadar kısa sürede yardımın yapılmasında haberimizin etkisi var mıdır tam olarak bilemiyorum ancak vatandaşımızın dilekçesinde Sayın Cumhurbaşkanımızın hassasiyetine vurgu yapmasını ve bizim o hassasiyeti haber yapmamızın etkisi olduğunu düşünüyorum.
Dostlar bizi alış verişte görsün veya raiting’imiz artsın haberlerine hiç bir zaman yayın politikamız gereği itibar etmedik, etmeyizde.
Sayın Cumhurbaşkanımızın hassasiyetleri yayın politikamızın rotasıdır.
Dinimiz, garip gürabanın kollanması, ailesinin mağdur edilmemesi konularında “Kul Hakkı” gibi bir sorumluluktan bahsetmektedir. Hatta Hak dostu Yunus Emre bu konunun hassasiyetine vurgu yapan bir şiirinde,
“Bir gönül kırdın ise bu kıldığın namaz değil
Yetmişiki millet dahi elin yüzün yumaz değil” demektedir.
Kul hakkı öyle hafife alınacak, namaz kılarak telefi edilecek bir konu değildir.
Çünkü Adil olan Allah (C.C.) Azze ve Celle Kur’an-ı Keriminde karşıma kul hakkı ile gelmeyin demektedir.
Aynı şekilde Devlet denilen ciddi yapı bu konuda ki zaafiyetin toplumda açacağı derin yaraları bildiği için onun içindir ki Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda ki hassasiyetini bir çok defa Kamuya emir niteliğinde ifade etmektedir. Emre itaatsizlik ise Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından nahoş olan bir durumdur.
Ve … gereği er geç yapılır.
Yani Devletin gözünden bir şey kaçmaz.
Zaman zaman vatandaşların arasında dolaşırken bu konuda bazı serzenişlere de rastladığımız oluyor. Yaptığımız ön araştırma da edindiğimiz bilginin fonda dilekçesi bulunan vatandaş sayısının fazla olması nedeni ile yardımların rakamsal değerinin olması gerekenden asgariye çekilmek zorunda kalındığı.
Ancak bu sayının fazla olması hakkaniyetin elden bırakılacağı anlamına gelmiyor. Yani en çok ihtiyacı olan vatandaşa çok ondan daha az ihtiyacı olana ise daha az şeklinde olması gereken. Tabi bu ayrımı yaparken Allah korkusu ve vicdan elden bırakılmadan yapılması bizce Sayın Cumhurbaşkanımızın hassasiyet vurgusunun temelini oluşturuyor.
İlçe Kaymakamımız Sayın Emre Oğuztürk‘ ile bir görüşmemizde bu hassas konuyu da kendisine sormuştuk.
Sayın Kaymakamımız ilçeye yeni atandağı için konu hakkında doğal olarak kendisinden önce verilen dilekçelerin detaylı araştırma bulgularına şimdilik haiz değil.
Yoğun bir “Hoş geldiniz” trafiğine rağmen daha geldiği ilk günlerde soluğu vatandaşların arasında alarak bu konuda hassasiyetini zaten göstermiş oldu.
Konunun vatandaş cephesindeki hassasiyetini kendisine ilettiğimizde de, bu konuda ki hassasiyetin hak ve mağduriyet ve vicdan açısından önemini vurguladı.
Sayın Kaymakamımız bilindiği üzere Kaymakamlığa bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) mütevelli heyeti başkanı sıfatı ile toplantıları tertip ediyor.
Bu konuda araştırma derinliğine gerektiğinde inileceğini ve vatandaşımızın yardımlar konusunda mağduriyet yaşamaması adına tüm tedbirlerin alınacağını ifade etti.
Sayın Kaymakamımızın bu konuda ki hassasiyeti vatandaşalrımız adına bizleri gerçekten memnun etti.
Ancak endişemiz odur ki, işlerinin yoğunluğu haklı olarak istem dışı her şeyi her an görememesine bazen etken olabilir.
Yardımlar konusunda hassasiyetini ortaya koyan Sayın Kaymakamımıza, yaşanılan bir mağduriyette ısrarla ve dilekçe ile başvurarak durumdan kendisinin bilahare haberdar edilmesinin de vatandaşlarımızın vatandaşlık görevi olduğunu buradan tüm vatandaşlarımıza iletmek istiyoruz.
Bu vatandaşlık görevinin, Sayın Cumhurbaşkanımızın hassasiyetinin kamuda etkin bir şekilde tesis edilmesine katkı sağlayacağını kamu-vatandaş ilişkileri adına buradan açıkça ifade etmekte fayda görüyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanımızın hassasiyeti, vatandaşlarımızın memnuniyetidir.
Bir sonraki yazımızda buluşmak üzere …











































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































